Türkçe

düzenle

run (belirtme hâli runu, çoğulu runlar)

  1. III-XIII. yüzyıllarda İngiliz İskandinav dillerinde kullanılan runik alfabenin harflerinin her biri
  2. Göktürk yazıtlarında kullanılan yazı türünün harflerinden her biri
  1. Fransızca run (fr)

Türetilmiş kavramlar

düzenle

Söyleniş

düzenle

Heceleme

düzenle
  • Heceleme: run

Çeviriler

düzenle

çeviriler

İngilizce

düzenle

Söyleniş

düzenle

Heceleme

düzenle
Heceleme: run

run (çoğulu runs)

  1. koşu
  2. kaçış
  3. acele
  4. kaçık (çorap)
  5. yolculuk
  6. akış
  7. corum

Söyleniş

düzenle

Heceleme

düzenle
Heceleme: run

Örnekler

düzenle
  1. I just got back from my morning run.
  2. I need to make a run to the store.
  3. During his run from the police, he claimed to have a metaphysical experience which can only be described as “having passed through an abyss.”

run

  1. koşmak
  2. yarışmak
  3. kaçmak
  4. akmak
  5. dökülmek
  6. yönetmek
  7. çalışmak (makine, bilgisayar programı)
  8. çalıştırmak

Örnekler

düzenle
  1. Run, Sarah, run!
  2. The horse ran the length of the track.
  3. Every day I run my dog across the field and back.
  4. Whenever things get tough, she cuts and runs.
  5. My uncle ran a corner store for forty years.
  6. You'll have to run the water a while before it gets hot.
  7. My car stopped running.

run (karşılaştırma more run, üstünlük most run) (kıyaslanabilir değil)

  1. erimiş

Örnekler

düzenle
  1. Put some run butter on the vegetables.

Somalice

düzenle