Ayrıca bakınız: şahne, Şahne

Türkçe

düzenle

Söyleniş

düzenle
  • Heceleme: sah‧ne

sahne (belirtme hâli sahneyi, çoğulu sahneler)

Arkadaki kişiler sahnede davul çalıyor. (1)
Ziyaret sahneli bir kemer. (2)
  1. (yerler, eğlence) İzleyicilerin kolayca görebilmeleri için genellikle yerden belli bir ölçüde yüksek yapılan, oyun, müzik vb. gösteri yapmaya uygun yer; oyunluk.
    • "Tiyatro yönetimi ve sahne düzeni her bakımdan ilkel, çağın koşullarına uygun olarak bozuktu." - Metin And
  2. görüntü
    • Resim bir av sahnesini canlandırıyordu.
  3. (mecaz)Tanık olunan, gözlenen olay.
    • "Merdivenin başındaki paravanın arkasında garip bir sahne gördüm." - Aka Gündüz
  4. (mecaz) Bir konu veya çalışma çevresi, çalışma dalı.
    • Politika sahnesinde adları duyulan kişiler.
  5. (tiyatro) Bir oyun veya filmin başlıca bölümlerinden her biri; meclis.
    • "Gök Korsan konusunu açtığımda, henüz tasarlama hâlindeyken yazdığım bazı sahneleri okumuştu." - Cahit Uçuk


Çekimleme

düzenle

Deyimler

düzenle

Türetilmiş kavramlar

düzenle

sahne dengesi, sahne sanatları, döner sahne

Çeviriler

düzenle

çeviriler

Kaynakça

düzenle

sahne

  1. sahne