Türkçe

düzenle

Söyleniş

düzenle

mal (belirtme hâli malı, çoğulu mallar)

Bu tekne, devletin malı. (1)
Mallar su içiyorlar. (2)
Markette çeşit çeşit mal satılıyor. (3)
  1. (ekonomi) Bir kimsenin, bir tüzel kişinin mülkiyeti altında bulunan, taşınır veya taşınmaz varlıkların bütünü.
    •  Mal vardı, mülk vardı. At vardı, araba vardı. Ö. Seyfettin
  2. (hayvancılık) Büyükbaş hayvan
    •  Boz atlar yağız değildi artık; mallar erimiş, zayıflamıştı. N. Araz
  3. (ekonomi) Alınıp satılabilen her türlü ticaret eşyası; emtia.
  4. (teklifsiz konuşma, mecaz)Bayağı, aşağılık, kötü kimse.
    • Onun ne mal olduğunu bilirim.
  5. (argo) esrar
  6. (argo, kaba konuşma, fahişelik) hayat kadını
  7. (argo, kaba konuşma, cinsellik) penis

Çekimleme

düzenle

Atasözleri

düzenle

Deyimler

düzenle

Çeviriler

düzenle

argo: esrar

argo, kaba konuşma: fahişe

argo, kaba konuşma: penis

aşağılama, mecaz: aptal/saf

boynuzlugiller

ekonomi: emtia

ekonomi: mal varlığı

mecaz: kötü kişi

Kaynakça

düzenle

Ek okumalar

düzenle
  • Vikipedi'de mal


Arnavutça

düzenle

Söyleniş

düzenle
  • Heceleme: mal

mal

  1. (coğrafya, jeoloji, tabii bilimler) dağ

Azerice

düzenle

Söyleniş

düzenle
  • Heceleme: mal

mal

  1. (boynuzlugiller) sığır
  2. (ekonomi) mal

Gagavuzca

düzenle

Arapça مَال (māl).

Söyleniş

düzenle
  • Heceleme: mal

mal

  1. (ekonomi) mal

Kaynakça

düzenle
  • Etymological Dictionaries - Andras Rajki

Kuzey Kürtçe

düzenle

Arapça مَال (māl).

Söyleniş

düzenle
  • Heceleme: mal

mal ?

  1. (mimarlık) ev

Tatarca

düzenle

Arapça مَال (māl).

Söyleniş

düzenle
  • Heceleme: mal

mal

  1. (boynuzlugiller) mal, sığır

Kaynakça

düzenle
  • Etymological Dictionaries - Andras Rajki