Türkçe

düzenle

Söyleniş

düzenle

hav (belirtme hâli havı, çoğulu havlar)

(kumaş): Çuhadanın havların yakın çekim fotoğrafı.
  1. (kumaş) Kadife, çuha, yün vb.nin yüzeyindeki ince tüy; ülger
    • "Koltuk kadifesinin havı dökülmüş, kimi yeri öylesine kirlenmiş ki muşambaya dönüşmüş." - Oktay Rifat

hav (belirtme hâli havı, çoğulu havlar)

  1. (ses, köpekgiller) Köpeğin çıkardığı ses.

Çekimleme

düzenle

Türetilmiş kavramlar

düzenle

Çeviriler

düzenle

dokuma

Kaynakça

düzenle

Anagramlar

düzenle

Çağatayca

düzenle

Söyleniş

düzenle
  • Heceleme: hav

Söyleniş

düzenle
  • Heceleme: hav

hav

  1. (doğa bilimi, okyanus bilimi) deniz, bahir, derya

Ek okumalar

düzenle
  • Danca Vikipedi'de hav

Faroece

düzenle

Söyleniş

düzenle
  • Heceleme: hav

hav

  1. (doğa bilimi, okyanus bilimi) deniz, bahir, derya

Ek okumalar

düzenle
  • Faroe dili Vikipedi'de hav

İsveççe

düzenle

Söyleniş

düzenle
  • Heceleme: hav

hav

  1. (doğa bilimi, okyanus bilimi) deniz, bahir, derya

Çekimleme

düzenle

Alt kavramlar

düzenle

Ek okumalar

düzenle
  • İsveççe Vikipedi'de hav

Karaçay-Balkarca

düzenle
Düzenleme yapıldıktan sonra bu not silinmelidir.

Norveççe

düzenle

Söyleniş

düzenle
  • Heceleme: hav

hav

  1. (doğa bilimi, okyanus bilimi) deniz, bahir, derya

Ek okumalar

düzenle
  • Norveççe Vikipedi'de hav