Ayrıca bakınız: Damla

Türkçe

düzenle

Söyleniş

düzenle
Damla (1)

Eski Türkçe

damla (belirtme hâli damlayı, çoğulu damlalar)

  1. Yuvarlak biçimde, çok küçük miktarda sıvı; katre
    • "Elime bir damla yağmur düştü." - Halide Edip Adıvar
  2. (eczacılık, tıp) Damlalıkla kullanılan ilaç
    •  Bu burun damlası yakıyor.
    •  Doktor, günde sabah akşam birer göz damlası yazdı.
  3. (hastalık) Kalbe inen felç
    •  Damladan ölmüş.
  4. Çok az miktar
    • asıl büyük sarhoş benim uzaktaki/ben ki tek dam la şarab içmedim
      — Attilâ İlhan, 1960, Ben Sana Mecburum, s. 67, Ataç Kitabevi
    • Oturduğu yerden iri göbeğini hoplatan Kasap Numan, "Aman Kâzım Nami sen ne diyorsun, bir damla çocuk bu", diye doğruldu.
      — Ahmet BÜKE, 2004, İzmir Postası'nın Adamları, s. 94, Kanat Yayınları

Çekimleme

düzenle

damla (karşılaştırma daha damla, üstünlük en damla)

  1. (moda) Damla biçimli ziynet eşyası
    • Uzun boynunu saran ince sarı zincirin ucundaki nazar damlası geniş ve çıplak bir ovaya düşmüş ay taşı gibi göz kırpıyordu.
      — Ahmet BÜKE, 2004, İzmir Postası'nın Adamları, s. 112, Kanat Yayınları

Köken 2

düzenle

dam + -la

damla

  1. dam (ad) sözcüğünün belirtilmemiş çekimi
     Damla işimiz bitti.

Köken 3

düzenle

damla

  1. damlamak (eylem) sözcüğünün dilek-emir kipi basit ikinci tekil şahıs olumlu çekimi
     Sinirli sinirli kaşığın üstünde baş aşağı tuttuğu öksürük damlasına sanki anlayabilirmiş gibi "Damla!" diye bağırıyordu.

Deyimler

düzenle

Kelime birliktelikleri

düzenle

Çeviriler

düzenle

sıvılar

Kaynakça

düzenle

Ek okumalar

düzenle

Azerice

düzenle
Diğer yazılışlar
Arap
Kiril дамла
Latin damla

damla

  1. (sıvılar) damla

Karaçay-Balkarca

düzenle
Düzenleme yapıldıktan sonra bu not silinmelidir.
  1. (gastronomi) yemeği besleyici ve lezzetli hâle getirmek

Kırım Tatarcası

düzenle

damla

  1. (halk ağzı, sıvılar) (Güney Kırım ağzı) damla, katre

Açıklamalar

düzenle
Bu kelime güney (Yalıboyu) şivesinde kullanılmakta olup edebî karşılığı tamçı'dır.