Lidya

Anadolu'da Tunç Çağı'nın sonlarından başlayarak MÖ VI. yüzyıla kadar hüküm süren Lidya medeniyetinin merkezini oluşturan tarihî bölge

Lidya (Lidce: 𐤮𐤱𐤠𐤭𐤣𐤠 Śfarda, GrekçeΛυδία Lȳdíā), Anadolu'da Tunç Çağı'nın sonlarından başlayarak MÖ 6. yüzyıla dek hüküm süren Lidya medeniyetinin merkezini oluşturan tarihî bölge. Temel olarak Gediz Nehri ile Küçük Menderes vadilerini kapsayan, günümüzde yaklaşık olarak Manisa ile Uşak illerine denk gelen bölgedir. Lidya medeniyetinin tarih sahnesinden çekilmesinden sonra da Roma İmparatorluğu dönemine kadar bu adla anılmıştır. Kuzeyinde Misya, güneyinde Karya, doğusunda Frigya, batısında ise İyonya bölgeleri bulunmaktadır.

Lidya
𐤮𐤱𐤠𐤭𐤣𐤠 Śfarda
y. MÖ 1300-MÖ 546
{{{arma_açıklaması}}}
Kraliyet sembolü olan aslan başının işlendiği bir sikke.
Lidya'nın MÖ 6. yüzyıldaki yayılımını gösteren harita.
Lidya'nın MÖ 6. yüzyıldaki yayılımını gösteren harita.
BaşkentSardis
Yaygın dil(ler)Lidce, İyonca
HükûmetIrsî monarşi
• MÖ 1300-?
Herakles (ilk)
• MÖ 560-546
Kroisos (son)
Tarihçe 
• Kuruluşu
y. MÖ 1300
• Dağılışı
MÖ 546
Para birimiElektron, tetradrahmi
Öncüller
Ardıllar
Hititler
Arzava
Ahameniş
Makedonya
Roma
Günümüzdeki durumuTürkiye

Tarihçe

değiştir

Köken ve ilk yıllar

değiştir

Lidya'nın erken tarihi hâlâ gizemini korumaktadır. Geç Tunç Çağı'nda (MÖ 1600-1200), daha sonra Lidya olacak topraklar, Arzava adı verilen daha geniş bir siyasi yapının parçasıydı.[1] Özellikle Lidya, Arzava'nın Mira ve Seha adlı alt krallıklarını ve Apasa şehir devletini (GrekçeEφεσος; Efes'in öncüsü) içermekteydi. Diğer Arzava alt devletleri gibi, bunların da Hitit İmparatorluğu ile çalkantılı ilişkileri vardı ve zaman zaman müttefik, düşman ve vasal olarak hareket ettiler.[2]

Yaklaşık MÖ 800 civarında, Lidya halkının varlığını tesis ettiği ve bir dereceye kadar siyasi birlik sağladığı görülmektedir. Ancak çağdaş yazılı kayıtların eksikliği nedeniyle kesin tarihleri ve olayları belirlemek imkansızdır. Bu erken döneme dair tek kesin kanıt, Sardes'teki arkeolojik kazılardan gelmektedir. Bazı edebi anlatılar, Lidya halkının adını aldığı söylenen Lidus'un babası Atis'in hanedanı ve MÖ 685'ten önce yirmi iki nesil boyunca hüküm sürdüğü iddia edilen Heraklidler olmak üzere iki erken Lidya hanedanının varlığını öne sürse de, bu kaynaklar mitolojiyle yoğrulmuş olup tarihsel güvenilirlikten yoksundur.[3]

Lidya Krallığı

değiştir

Kandaules

değiştir

Herodot'a göre, Lidya'nın soyundan gelenlerden biri, Herakles'in bir zamanlar hizmetinde bulunduğu İardanus idi. Herakles, İardanus'un cariyelerinden biriyle ilişki yaşamış ve oğulları Alkaeus, Agron'dan başlayarak 22 nesil boyunca Lidya'yı yönettiği söylenen Heraklid Hanedanlığı'nın ilk üyesi oldu.[4][Birincil olmayan kaynak gerekli ] MÖ 8. yüzyılda Meles, 21. ve sondan bir önceki Heraklid kralı olmuş; son kral ise oğlu Kandaules olmuştur.[4][5]

Mermnad İmparatorluğu (MÖ 680–546)

değiştir
 
Giges tableti, Britanya Müzesi

Giges, varlığı çağdaş kayıtlardan kanıtlanabilen ilk Lidya kralıdır.[6] Hükümdarlığına dair yarı efsanevi anlatılara göre Giges, Daskilus adında bir adamın oğluydu ve Milasa'dan Arselis adında bir Karya prensinin yardımıyla Kandaules'i devirerek iktidara gelir.[7][8] Giges'in iktidara gelişi, Pontus-Hazar steplerinden gelerek Batı Asya'yı işgal eden göçebe bir halk olan ve MÖ 675 civarında Anadolu'daki önceki büyük güç olan Frigya krallığını yok eden Kimmer istilasının ardından yaşanan bir kargaşa döneminde gerçekleşmiştir.[9]

Giges, Kimmer istilalarının yarattığı güç boşluğundan yararlanarak krallığını sağlamlaştırmış ve önemli bir askerî güç haline getirmiştir. Kimmer istilalarına karşı yardım istemek için Ninova'ya diplomatlar göndererek Yeni Asur sarayıyla temasa geçmiştir.[10] Yine onun döneminde İyon şehirleri Milet, Smirni ve Kolofon'a saldırılar düzenlenmiştir.[9] Karya hanedanlarıyla kurduğu geniş ittifaklar, MÖ 662 civarında temas kurduğu Sais şehrinin Mısır kralı I. Psamtik'e yardım etmek üzere Karya ve İyon askerlerini gönderebilmesini sağlamıştır. Bu askerî güçlerin yardımıyla I. Psamtik, Aşağı Mısır'ı birlikte yönettiği on bir küçük krallığı saf dışı bıraktıktan sonra Mısır'ı kendi yönetimi altında birleştirmiştir.[7][11][10][8]

MÖ 644'te Lidya, kralları Dugdamme önderliğindeki Kimmerlerin üçüncü saldırısıyla karşı karşıya kalmıştır. Bu sefer Lidyalılar yenilmiş, Sardes yağmalanmış ve Giges öldürülmüştür.[12][13]

Ardis ve Sadyattes
değiştir

Giges ölünce yerine oğlu Ardis geçmiş ve Asur ile diplomatik faaliyetlere devam etmiş; ayrıca Kimmerlerle de yüzleşmek zorunda kalmıştır.[14][15] Ardis, İyonya'daki Yunan şehri Milet'e saldırmış ve Priene şehrini ele geçirmeyi başarmıştır.[16][17] Priene, Lidya krallığının sonuna dek doğrudan yönetimi altında kalacaktır.

Ardis'in saltanatı kısa sürmüştür.[18] Saltanatının yedinci yılı olan MÖ 637'de Trak Boğazı'ndan geçerek Anadolu'yu işgal eden Trak kabilelerinden Trerler,[19] kralları Kobos önderliğinde Kimmerler ve Likyalılarla ittifak kurarak Lidya'ya saldırmıştır.[20] Lidyalılar tekrar yenilmiş ve akropol hariç başkent Sardes ikinci kez yağmalanmıştır. Ardis'in bu Kimmer saldırısı sırasında öldürülmüş olması muhtemeldir.[18][21]

Ardis'in yerine oğlu Sadyattes geçmiş ve onun hükümdarlığı daha da kısa sürmüştür.[22] Sadyattes MÖ 635'te ölmüştür. Büyükbabası Giges ve belki de babası Ardis gibi onun da Kimmerlerle savaşırken ölmüş olması muhtemeldir.[22]

Alyattis
değiştir

Büyük bir karışıklık ortamında, Sadyattes'in yerine MÖ 635'te oğlu Alyattis geçmiş ve Lidya'yı güçlü bir imparatorluğa dönüştürmüştür.[4][23]

Alyattis'in tahta çıkışından kısa bir süre sonra, Asur'un onayıyla[24] ve Lidyalılarla ittifak halinde,[19] Kral Madyes önderliğindeki İskitler Anadolu'ya girmiştir. İskitler, Trerleri Küçük Asya'dan sürmüş ve Kimmerleri mağlup ederek artık bir tehdit olmaktan çıkarmıştır. Bunun ardından İskitler, MÖ 590'larda Medler tarafından Batı Asya'dan sürülene dek[25] Orta Anadolu'daki hakimiyetlerini genişletmişlerdir.[26] Kimmerlerin bu kesin yenilgisi, Strabon tarafından Trerleri ve Kimmerleri Küçük Asya'dan sürmekle ilişkilendirilen Madyes'in ve Herodot ve Polyaenus tarafından Kimmerleri nihai olarak yendiğini iddia ettiği Alyattis'in ortak güçleri tarafından gerçekleştirilmiştir.[27][28]

 
Bin Tepe kraliyet cenaze tümülüsü (Kroisos'un babası Alyattis'in mezarı), Lidya, MÖ 6. yüzyıl.

Alyattis yüzünü Frigya'ya çevirmiş ve Lidya hakimiyetini doğuya doğru genişletmiştir.[29] Alyattis doğudaki yayılmacı politikasını sürdürmüş ve Herodot'un, Alyattis'in halefi Kroisos'un yönettiğini iddia ettiği Halys Nehri'nin (Kızılırmak) batısındaki halkların birçoğunun (Lidyalılar, Frigyalılar, Misyalılar, Mariandinler, Halibeler, Paflagonlar, Trak kabileleri Tinler ve Bitinler, Karyalılar, İyonyalılar, Dorlar, Aioller ve Pamfilyalılar gibi) Alyattis döneminde zaten egemenlik altına alınmış olması çok muhtemeldir. Aynı şekilde Lidyalıların Likya'yı boyunduruk altına almış olmaları da imkansız değildir; çünkü Ege bölgesini, Levant'ı ve Kıbrıs'ı birbirine bağlayan bir ticaret yoluna yakın olması sebebiyle Likya kıyıları, Lidyalılar için önemliydi.[29][30]

Alyattis'in doğu fetihleri, MÖ 590'larda Lidya İmparatorluğu'nu Medlerle karşı karşıya getirmiştir.[31] MÖ 590'da Med ve Lidya İmparatorlukları arasında Doğu Anadolu'da beş yıl süren bir savaş çıktı. Güneş Tutulması Savaşı olarak da bilinen bu savaş, MÖ 585'te meydana gelen bir güneş tutulması sırasında, her iki taraf da bu tutulmayı savaşı sona erdirecek bir işaret olarak yorumladığı içi sona ermiştir. Babil kralı II. Nebukadnezar ve Kilikya kralı Syennesis barış antlaşmasında arabuluculuk yapmıştır. Bu antlaşma, Med kralı Siyaksares'in oğlu Astyages'in, Alyattis'in kızı Aryenis ile evlenmesi ve Siyaksares'in bir kızının Alyattis ile veya oğlu Kroisos ile muhtemel evliliği ile mühürlenmiştir.[19][32][33][34]

 
Lidya'nın son kralı Kroisos'un portresi, Attika kırmızı figürlü amfora üzerinde, yaklaşık MÖ 500-490 yılları arasında yapılmıştır.

Alyattis, Güneş Tutulması Savaşı'ndan kısa bir süre sonra MÖ 585 yılında ölmüştür.[35] Bunun ardından Lidya, Yunan bir kadından doğan oğlu Pantaleon ile Karya asıllı bir soylu kadından doğan diğer oğlu Kroisos arasında bir iktidar mücadelesine sahne olmuş ve bu mücadeleden Kroisos galip çıkmıştır.[8]

Kroisos, Karya'yı doğrudan Lidya İmparatorluğu'nun kontrolü altına almış;[36] anakara İyonya, Aiolis ve Doris'in tamamını boyunduruk altına almıştır. Ancak Ege Denizi adalarındaki Yunan şehir devletlerini ilhak etme planlarından vazgeçmiş, bunun yerine onlarla dostluk antlaşmaları imzalamıştır. Bu durum Kroisos'un, Ege Yunanlarının Naukratis'te Mısır ile yürüttüğü kârlı ticarete katılmasına yardımcı olmuş olabilir.[36] Herodot'a göre Kroisos, Halys Nehri'nin batısındaki tüm halklara hükmediyordu, ancak krallığının gerçek sınırı Halys'in daha doğusunda, Doğu Anadolu'nun belirlenemeyen bir noktasındaydı.[19][37][38][39][40]

Kroisos, Medlerle arasındaki, babası Alyattis ile Med kralı Siyaksares döneminde kurulan dostane ilişkileri sürdürmüştür.[41] Kroisos'un yönetimi altında Lidya, o zamanlar firavun II. Amasis tarafından yönetilen Sais merkezli Mısır krallığı ile Gigis tarafından başlatılan iyi ilişkileri de devam ettirmiştir.[41] Kroisos ayrıca Nabonidus yönetimindeki Yeni Babil İmparatorluğu ile ticari ve diplomatik ilişkiler kurmuş;[41] Avrupa kıtasındaki Yunanlarla olan temaslarını ise Sparta şehir devletiyle ilişkiler kurarak daha da artırmıştır.[42]

MÖ 550'de Kroisos'un kayınbiraderi Med kralı Astyages, kendi torunu Pers kralı Büyük Kiros tarafından devrilmiş[43] ve Kroisos, Kiros'un yeni Pers İmparatorluğu'na bağlılığını ilan etmeye kalkışma ihtimallerine karşı Lidya vasal devleti olan Frigya'nın başkenti Pteria'ya saldırmıştır. Kiros, Kapadokya'ya müdahale ederek misilleme yapmış ve Lidyalıları önce Pteria Muharebesi'nde, ardından Timbra Muharebesi'nde mağlup etmiştir. Son olarak Lidya başkenti Sardes'i kuşatıp ele geçirerek Mermnad hanedanının ve Lidya İmparatorluğu'nun yönetimine son vermiştir. Lidya bir daha asla bağımsızlığını geri kazanamadı ve birbiri ardına gelen çeşitli imparatorlukların bir parçası olarak kaldı.[43]

Pteria ve Timbra savaşlarının ve Lidya imparatorluğunun sonunun tarihleri geleneksel olarak MÖ 547 olarak belirlenmiş olsa da,[44] daha yeni teoriler, Herodot'un Lidya'nın düşüşüyle ilgili anlatımının kronolojik olarak güvenilmez olduğunu ve Lidya krallığının sonunu tarihlendirmenin şu anda hiçbir yolu olmadığını öne sürmektedir. Teorik olarak bu düşüş, MÖ 539'da Babil'in düşüşünden sonra bile gerçekleşmiş olabilir.[44][45]

Pers, Helenistik ve Roma dönemleri

değiştir

Medlerin MÖ yaklaşık 550 yılında, Pers Kralı II. Kiros tarafından bölgeden çıkarılmaları Lidler için doğu sınırlarında yeni bir tehlikenin doğmasına neden olur. Bunun üzerine Kroisos, Persler saldırmadan onların üzerine gidip aynı zamanda da topraklarını Kızılırmak'ın ötesinde de genişletmek ister. Fakat bunu yapmadan önce Yunanistan'ın önde gelen kâhinlerine bu konuda danışma kararı alır. Yunan söylencesine göre kâhinlerden eğer Perslere saldırırsa büyük bir imparatorluğu yıkacağı yanıtını alır. Bu yanıt üzerine cesaretlenen Kroisos Perslerle karşılaşmak için hazırlıklara koyulur. Kerkenes'te karşı karşıya gelen iki ordu birbirlerine üstünlük sağlayamaz. Kroisos'un orduları sayıca fazla olmasına rağmen geriye dönüş kararı alınır. Kroisos askerlerini evlerine yollayarak Sardis'e döner ve Perslere karşı bir sonraki sene düzenleyeceği sefer için Mısır ve Sparta'da kendisine müttefik aramaya başlar. Ancak, geri çekilmeyen II. Kiros Lidya ordusunu beklenmedik ve çok hızlı bir şekilde izleyerek kendi kent duvarlarının önünde ani saldırıya geçer. Lidya ordusu tamamıyla bozguna uğramadan zor da olsa şehir duvarları içerisine sığınır. Kent iki hafta süren kuşatmadan sonra düşer ve Kroisos esir alınır. Lidya Krallığı, Ahameniş İmparatorluğu'nun bir eyaleti halini alarak egemenliğini bütünüyle kaybeder.

MÖ 546 yılında gerçekleşen Pers hâkimiyeti bağımsız Lidya devletinin sonunu getirmiştir. Son kral Kroisos büyük zenginliği ve gücü ile Kârûn olarak tanınmıştır. Gigis'in soyundan gelen ve Alyattis'in oğlu olan Kroisos tahtında, Miletli filozof Thales ve Atinalı devlet adamı Solon gibi önemli ve ünlü Yunan konukları ağırlamıştır.

Pers Kralı II. Kiros'un Lidya Krallığı'na son vermesinin ardından Kroisos önce Kiros'un daha sonra da II. Kambises'in danışmanı olmuştur. Pers egemenliğinde Lidya'nın zenginliği devam etmiştir.

 
Satraplık hâlini alan Lidya'nın sınırlarını gösteren harita.

Perslerin Anadolu'yu egemenlikleri altında tuttuğu dönem boyunca, Lidya bölgesi imparatorluğun stratejik açıdan çok önemli bir eyaleti haline gelmiş ve bölgenin valisi de bu öneminden satraplık merkezini Sardis'te kurmuştur. Anadolu ve Mezopotamya'dan geçerek Susa'ya ulaşan Kral Yolu'nun ana durağını Lidya oluşturmaktaydı. Burası aynı zamanda Pers ordularının batıya, özellikle Trakya ve Yunanistan'a karşı düzenlediği askerî seferlerin de başlangıç noktasıydı. MÖ 499'da gerçekleşen İyon Ayaklanması sırasında kentin yakılması, MÖ 490 ve 480 yıllarında Yunanistan'a seferler düzenlenmesi ile sonuçlanan ve I. Serhas'ın MÖ 480 yılında Atina akropolisini yakması için bir bahane olmuştu. Pers egemenliğine rağmen Lidler zenginliklerinden pek bir şey kaybetmemişlerdi. Kroisos'un torunu olduğu düşünülen Pithios, büyük kral Serhas'tan sonra dünyanın en zengin insanıydı. Serhas'a savaş karşılığında yaklaşık 50 bin kilogram kadar gümüş ve 33 bin 541 kilogram kadar da altın sikke vermişti. Güre ve çevresine dağılmış o döneme ait Lidya tümülüs mezarlarında bulunan ve şu anda Uşak Arkeoloji Müzesinde sergilenen altın ve gümüş vazolar ile çok sayıda diğer lüks nesneler bu zenginliği yansıtmaktadırlar.

İskender'in MÖ 334 yılında Sardis'i ele geçirmesiyle Pers egemenliği sona erer. Kentin son valisi hiçbir direnişte bulunmadan kenti, İskender'e teslim eder. İskender Lidlere özgürlüklerini iade ederek eski kanunları devam ettirmelerine izin verir.

Helenistik Dönem'de de Lidya stratejik önemini korumaya devam eder. Ancak çok büyük bir imparatorluğun ve sistemin küçük bir parçası halindedir. Lidya ve Pers dönemlerindeki ekonomik ve politik gücünün arkasında yatan en büyük neden olan altın ve gümüş kaynakları artık azalmaya başlamıştır. Strabon zamanında, Sart Çayı ve diğer nehirler yüzyıllardır ürettikleri elektronu artık üretemez hale gelmişlerdir. Lidya, MÖ 280 yılında Suriye ve Mezopotamya topraklarını yöneten Seleukos İmparatorluğu'na katılır. MÖ 214 yılında, Seleukos Kralı III. Antiohos'un amcası Ahaios ayaklanarak Sardis'e sığınır. Bunun üzerine Antiohos kente bir sefer düzenleyerek aşağı şehri ele geçirir ve yıkıma uğratır. İki yıl süren kuşatmadan sonra bile kenti tam olarak ele geçiremez. Giritli iki askerin Ahaios'a ihanet etmesi sonucunda gelişen olaylarda kent düşer. Bu olay Yunan tarihçi Polibios tarafından ayrıntılı bir şekilde aktarılır. Savaştan sonraki gelişmeler aynı zamanda Sardis'teki Kibele Tapınağ'ında bulunan mektup ve belgelerde anlatılmaktadır.

Antiohos'un bölgede kısa süren egemenliği Romalılar ve onların Pergamonlu müttefikleri tarafından MÖ 189 yılında, Magnesia Muharebesi ile sona erer ve Lidya Pergamon Krallığı'na verilir. Pergamon Kralı III. Attalos'un vasiyeti üzerine tüm bölge Romalıların Anadolu'daki yeni bir eyaleti haline dönüştürülen Asya eyaleti altında yer alır. Roma İmparatorluğu'nun yönetiminde Sardis en geniş sınırlarını ulaşır ve yine bu dönemde günümüzde örenyerinde görünen birçok anıtsal yapının inşası tamamlanır. MS 17 yılında büyük bir deprem sonucunda yıkılan kent Roma imparatorluk bütçesinden ayrılan para ile yeniden inşa edilir.

Diocletianus devrinde imparatorluğun yeniden yapılanmasıyla Lidya tekrar başkenti Sardis olan ayrı bir eyalet haline gelir. MÖ 4. ve 5. yüzyıllar görece zengin dönemlerdir ve Sardis'te belli başlı kamu binalarının inşa edildiği görülür. Ne var ki bunu takip eden dönemde Batı Anadolu'nun tümünde yaşanan ekonomik çöküş Lidya'yı da etkisi altına alır ve zamanla kentin ve çevresindeki yerleşimlerin MÖ 7. yüzyıl civarında terk edilmesine neden olur.

Coğrafya

değiştir
 
Lidya merkez bölgesini ve yayılım alanını gösteren Anadolu haritası.

Lidya, Batı Anadolu'daki yerli antik krallıkların en önemlilerindendir. Bu krallık tarihteki yerini zengin maden yatakları, verimli toprakları ve Kroisos gibi ünlü kralları ile almıştır. Ancak Lidya uygarlığı sadece bu özellikleri ile değil aynı zamanda mimarisi ve sanat eserleri ile de dikkat çekmektedir. Coğrafi konumundan dolayı hem kıyı Ege'deki komşu Yunan kentleriyle, hem de doğudaki komşusu Frigya ile yakın ilişkilerde bulunan Lidya uygarlığı bu iki farklı kültürden de etkilenmiş ve bunu sanat eserlerine yansıtmıştır. Lidya ülkesi, sahip olduğu oldukça büyük tarımsal potansiyelin ve zengin yeraltı kaynaklarının yanı sıra geniş ormanlara ve yaylalara sahipti. Anadolu platosundan Ege kıyısına uzanan ticaret yolları buradan geçmekteydi.

Ege kıyısına yakın ve iç kesimde bulunan Lidya bölgesi, dağlık bir alan ve aralarından nehir akan vadiler içerisinde konumlanmıştır. Gediz ve Küçük Menderes nehirleri Lidya'nın önemli su kaynaklarıdır. Bakırçay ve Büyük Menderes nehirleri Lidya bölgesinin kuzey ve güney sınırlarını oluşturmaktadır.

Lidya'ya komşu bölgeler güneyde Karya, doğuda Frigya, kuzeyde Misya ve batıda onu Ege kıyı şeridinden ayıran İyon ve Aiol kent devletleridir. Krallık sınırlarının en azından bir bölümü son kral Kroisos tarafından Lidya-Frig sınırında Kidrara'ya dikilen yazılı sınır taşı ile kesinleşmişti. Strabon, "bu bölgeden Toroslar'a kadar ulaşan yöreler öylesine iç içe geçmiştir ki artık Frig'i Karya'dan, Misya'yı Lidya'dan ayırmak olası değildir." şeklinde bahsetmektedir. Anadolu'nun bu yöresi kültürel ve etnik açıdan o kadar çeşitlidir ki kültürel sınırlar ile politik sınırlar örtüşmemektedir.

Doğu-batı doğrultulu iki dağ sırası Lidya'nın güney bölümünden geçer. Bunlar güneyde Aydın Dağları ve Bozdağlar'dır. Kuzeyde Simav Dağlarının uzantıları ve onların alçak tepeleri ile yamaçlarındaki nehirler ile kaplıdır. Adı geçen dağ sıralarının arasında Ege kıyıları ile iç kesimler arasındaki iletişimi kolaylaştıran vadiler ve tarıma oldukça uygun alanlar vardır. MÖ 4. yüzyıla kadar bölgenin güney sınırını Aydın Dağlarının oluşturduğu bilinmektedir. Ancak Diodoros ve Strabon sınırın Büyük Menderes tarafından çizildiği görüşündedirler.

Küçük Menderes, Aydın Dağları ile Bozdağların arasından akarak Efes yakınlarında Ege Denizi'ne dökülür. Öte yandan, Gediz Vadisi Bozdağlar uzantısının kuzeyinde yer almakta ve Lidya ülkesi ile onun başkenti Sardis'in çekirdeğini oluşturmaktadır. Daha kuzeyde bulunan ve Pergamon'dan geçen Bakırçay ise olasılıkla Lidya ile Misya arasındaki sınırı oluşturur.

Yaylalar ve verimli ovalara ek olarak Lidya önemli yeraltı kaynaklarına da sahipti. Bunlardan en ünlüsü, Sardis yakınlarından geçen Sart Çayı ve diğer çaylarda bulunan bir altın-gümüş alaşımı elektrondur. Elektron, MÖ 7. ve 6. yüzyıllarda Lidya krallarına zenginlik getirdiği gibi ülkenin en çok anılan özelliğidir. Herodot'un anlattığı hikâyeyi şu şekilde aktarmaktadır:

"Kroisos, Delfi Kehanet Merkezi'ne danışmak üzere Sardis'ten Lidya elçilerini gönderdiği zaman, orada bulunan Atinalı Alkmaion onlara yardım için elinden geleni yapmıştı. Kroisos, kendilerine bu kadar yardımda bulunanın kim olduğunu öğrenmiş ve onu Sardis'e davet etmişti. Ödül olarak, üzerinde bir seferde taşıyabileceği kadar altın alabileceğini söylemişti. Alkmaion, bu cömertlikten mümkün olduğunca fazla yararlanabilmek için üzerine çok büyük bir gömlek giymiş, ayaklarına en büyük çizmeleri geçirmiş ve öylece kılavuzların peşinden peşinde hazine dairesine gitmişti. Bir altın tozu kümesinin önünde çömelerek çizmelerinin içerisine alabildiğince doldurmuş, sonra da iple belinden sıktığı gömleğinin içini doldurmuş, bir avuç da ağzına atmış ve hazineden çıkmış. Onun ağır aksak, çizmelerini yerde sürüyerek yürüdüğünü gören Kroisos gülmekten bayılmış, üstündekilerden başka bir o kadar daha vermiş. Böylece Alkmaion ailesi çok zengin olmuş, hara kurup atlar yetiştirmiş ve hatta Olimpiyat Oyunlarında birinci olmuştur.

HerodotTarih 6. kitap 125. bap

MÖ 7. ve 6. yüzyıllarda Lidler kıyı şeridindeki bazı Yunan kentlerine saldırmış ve bunlardan savaş ganimeti toplamış olsa da kıyıda kurulu bir Lidya yerleşmesine dair herhangi bir bilgi yoktur. Herodot'un aktardığı diğer bir olay Lidlerin iç bölgelere olan yatkınlıklarını gösterir. Rivayete göre Kral Kroisos İyonya ve Aiolis'i fethinden sonra Yunan adalarına saldırmak üzere hazırlanmaktadır. Bu sırada Sardis'e gelen Bias ya da Pittakos olduğu düşünülen bir Yunan filozofu Kroisos'a adalıların atlı birlikler hazırladığını iletir. Bunu duyan kral çok memnun olur çünkü adalılarla Lidya usulünde savaşacağını ve kesinlikle kazanacağını düşünür. Sonradan filozofun bu hikâyeyi uydurduğu ortaya çıkar. Oysa filozof Yunanların karşılarında nasıl bir düşman beklemesi gerektiğini anlatmaya çalışmakta, böylece Lidlerin deniz savaşındaki deneyimsizliğine değinmektedir. Bunun üzerine Kroisos, adaları fethetme yönündeki hırsını bir kenara bırakır. Bu hikâye gerçek bir olayı yansıtmasa da Lidlerin İç Batı Anadolu'daki egemenliğini ve Ege Denizi'ne yayılmadaki isteksizliğini gösterir.

Dil ve yazı

değiştir
 
Lidce yazılmış bir metin.

Hint-Avrupa kökenli olan Lidceyi konuşan Lidyalılar yerli Anadolu halkıdır. Lidyalıların kültürü, yine yerli Anadolu halkları olan komşuları Frigler ve Karyalılar ile benzeştiği gibi diğer komşusu Doğu Yunanları ile de benzerlik göstermektedir. Antik çağ yazarlarına göre, Karia, Mysia ve Phryglerle akrabadırlar. Hint-Avrupalı bir dilleri olan Lydialılar'ın MÖ 2.Binde Batı Anadolu'da yaşadıklarıbilinmektedir. Diller hakkında yapılan çalışmalar sonucunda Lidyalılar'ın kökeninin Anadolu'da Tunç Çağlarına kadar uzandığı görülmektedir.[46]

MÖ 6. yüzyılın başlarından itibaren Lidlerin de yazılı eserler vermeye başladıkları görülmektedir. Bu dil ve yazının çözümlenmesi Ludca-Aramice, Ludca-Grekçe gibi çift dilde yazılmış kitabeler aracılığı ile gerçekleşir. Hint-Avrupa kökenli bu dil, dil bilgisi özellikleri ve sözcük yapısı ile Eski Anadolu grubunda sınıflandırılır. Yine de pek çok sözcüğün anlamı hala bilinmeyen bu yazı 26 harften oluşmaktadır. Frig ve Likya yazılarına benzerlik gösteren Lidya dilindeki bu benzerlikleri Fenike ve Friglerle ilişkilere değil, o çağda Batı Anadolu'da oluşmaya başlayan yükselen düşünce sistemine bağlamak gerektiği düşünülmektedir.

Lidlerin MÖ 2. binyıl kökenleri hakkındaki araştırmalar henüz bir sonuca ulaşamamıştır. Adları Anadolu kökenli değildir ve "insanlar, halk" anlamına gelen Almanca "leute", Slavca "ljudije" gibi sözcükleri bünyesinde barındıran Hint-Avrupa kökenli eski Anadolu dil gruplarıyla onomastik etimoloji açısından ilişkilendirilebilir. Diğer taraftan dillerindeki Luvice etkisi Demir Çağı'nda şekillenmiş olabilir.

Lidce ile yazılmış belgeler azdır. Bunlar çoğunlukla mezar ve adak taşlarında, seramikler, mühürler ve sikkeler üzerindeki çizimlerde görülmektedir. Lidyalıların yazısı MÖ 3. yüzyıla kadar, Lidce ise MÖ 1. yüzyıla kadar varlığını sürdürmüştür.

Lidya'nın erken tarihi tümüyle efsanelerle örülüdür. Gigis ve Kroisos gibi tarihî karakterler bile fantastik öykülerin parçası hâline gelmiştir. Lidya ile ilgili efsanelerde Tantalos, Pelops, Midas, Arakne ve Omfali gibi karakterlere rastlanır. Yunan mitolojisine göre, Tantalos'un oğlu Pelops Lidyalıdır. Pelops Yunanistan'a kaçar ve orada Olimpia yakınlarındaki Pisa'nın kralı olarak adını bu bölgeye verir. "Peloponez" adı buradan gelir. Pelops'un soyundan gelenler arasında Atreus, Thyestes, Agamemnon ve Menelaos gibi Yunan mitolojisinin önemli karakterleri vardır. Frig Kralı Midas kendisinde bulunan altın yapma özelliğini Sart Çayı'nda yıkanarak nehre aktarmıştır. Lidya kadınları Yunan mitolojisinde sık sık karşımıza çıkar. Arakne adlı Lidyalı kadın kendi dokuduğu kumaşlarla o kadar çok gurur duyar ki tanrıça Athena ile aşık atmaya kalkar. Buna sinirlenen Athena onun dokuduğu bütün kumaşları parçalayıp kadını da bir örümceğe çevirir. Bu efsane Lidya'nın dokumacılıktaki üstünlüğüne işaret eder.

 
Toprağın pişirilmesi yoluyla imal edilen bir Lidya seramiği örneği.

MÖ 7. ve 6. yüzyıllardaki Lidya kültürünün köklü bir şekilde Yunan etkisinde, özellikle de Ege kıyısında yaşayan Doğu Yunanlarının etkisi altında kaldığı anlaşılmaktadır. Yunan etkileri temel olarak seramikte, mimaride (taş işçiliği ve pişmiş toprak süslemelerinde), yazı sisteminde ve heykel sanatında belirgindir. Anadolu etkileri olarak yığma toprakla örtülü tümülüs tipi mezarlar, kaya mezarlar ve bazı seramik tiplerini örnek gösterilebilir.

Gigis zamanından itibaren izlenen ticaretin ve refah düzeyinin artışı hem Lidya, hem de İyonya'yı yoğun bir ticaret ağı içerisine yerleştirmiştir. Yunanlar iç bölgedeki ürünleri alıp kendi endüstrilerinin ihtiyacı olan ticaret ürünlerini getirmekteydiler. Yunan yazılı kaynaklarında belirtilen önemli Lidya ürünleri arasında tekstil (kilim, altın iplikle dokunmuş kumaş ve sandikis olarak adlandırılan ince ve şeffaf dokulu elbise), kırmızı boya ve kozmetik maddeler (bakkaris ve brenthiori) yer almaktadır. Kozmetik maddelerin konduğu kap bugün lidion olarak adlandırılmaktadır. Pişmiş topraktan yapılan şişkin gövdeli bu kap Lidyalı seramik ustalarının icat ettiği en ünlü Lidya kap formu olarak bilinmekte ve Anadolu dışına (Yunanistan ve adalar, İtalya, İspanya ve Fransa) ihraç edilen ve yerel olarak üretilen tek Lidya seramik türü olarak dikkati çekmektedir. Lidya seramiğinin genel özelliklerine bakıldığında kap formları olarak daha çok Yunan seramiklerinden ve az olsa da komşu Frig seramiklerinden etkilenildiği görülmektedir. Lidya seramiğine has diğer bir öge de "mermer taklidi bezeme" olarak adlandırılan boyama tekniğidir. Bezemelerde kullanılan temel renkler beyaz, kırmızı-turuncu ve kahverengi-siyah tonlarından oluşmaktadır.

Lidya'nın en ünlü zenginlik kaynağı değerli metaldir. Lidya Krallığı, Sardis yakınlarında kolaylıkla elde edilebilen elektron alaşımının kaynağına sahip bulunmaktaydı. Hayatta olduğu dönem boyunca zenginliği ile ön plana çıkan Gigis'ten sonraki nesillerde elektron para basımı icat edilmiş ve para Lidya ile İyonya arasındaki ticaretin ihtiyaçlarına hizmet etmiştir.

Herodot Lidyalıların ilk parayı basan ve daha sonra da hem altın, hem gümüş para basan halk ve ilk "perakende tüccarlar" olduğundan bahsetmektedir. Sardis kentinde Sart Çayı'nın kuzeyinde 1960'lı yıllarda yapılan kazılar altının arıtıldığı işliğin varlığına işaret etmektedir. MÖ 6. yüzyılda kullanılmış olan bu işlik belki de dünyada bilinen en erken altın arıtma merkezidir.

Lidya Krallığı zamanında yaşayan ve güçlü sur duvarlarıyla korunan insanlar, öldükten sonra sosyal sınıfına göre farklı yerlerde gömülmekteydi. Temel gömü geleneği inhumasyon, diğer bir deyişle ölünün yakılmadan direkt gömülmesidir. Basit taş lahit mezarlardan kaliteli taş işçiliğine sahip oda mezarları ve görkemli tümülüs tipi mezarlara kadar çeşitlilik göstermektedir. Lidya kralları ve kraliyet ailesi mensupları anıtsal, görkemli ve üzeri yığma tepeyle örtülü mezarlar yaptırma ayrıcalığına sahiptiler. Lidya tümülüsleri Frig tümülüslerinden farklılık göstermektedirler. Frig tümülüslerinde mezar odaları ahşaptan yapılırken Lidya'da taştan yapılmaktadır, Lidya'da mezar odaları bir ya da iki odalı ve dromoslu (giriş koridoru) tavansız olabilmektedir. Tümülüslerin tepesinde genellikle fallos şeklinde bir taş işaret bulunmaktadır. Bu tip mezarlar Sardis kentinde, Marmara yakınlarındaki Bintepeler mezarlık alanında ve Uşak sınırındaki Güre'de yer almaktadır. Bintepeler'deki tümülüslerin en büyüğü Herodot tarafından da anlatılmış olan, Kroisos'un babası Alyattis'e ait tümülüstür. Taban çapı 350, yüksekliği ise 60 metre olan mezara Roma döneminde mezar soyguncuları tarafından tüneller açılmıştır.

Sikke basımı

değiştir

Madenî paranın ne zaman icat edildiği Antik Çağ'da bile tam anlamıyla kesinlik kazanmış bir olgu değildi. Yine de gerek antik kaynaklar, gerekse bulunan ilkel formdaki elektron sikkeler sikkenin icadının Anadolu'nun batısıyla, Lidya Krallığı ve İyonya bölgesi ile ilişkili olduğunu gösterir. Herodot bu konuda şunları aktarmaktadır:

Bizim bildiklerimiz içinde ilk olarak altın ve gümüş sikke basan ve kullanan ve ilk olarak ufak tefek ticaret işlerine girişenler bunlardır [Lidlerdir].

MÖ 2. yüzyılda yaşayan Polideukis ise sikkenin icadıyla ilgili kişi ve halkları sıralar:

Bazıları sikkeyi ilk kez kimin bastığı konusunun araştırılmasını bir heves olarak görebilir: Argos hükümdarı Pheidon mu, Frigyalı Midas'ın karısı Kimeli Demodike mi, Atinalı Erihthonios ile Likos mu, Ksenofanes'in iddia ettiği gibi Lidler mi yoksa Agathosthenis'in görüşüne göre Naksoslular mı?

Polideukis, kendisinden birkaç yüzyıl önce yaşayan Ksenofanes'in ilk sikkenin Lidler tarafından bastırıldığına dair sözlerini aktarır. Ksenofanes'in MÖ 6. yüzyıl gibi erken bir tarihte yaşadığı göz önüne alınırsa verdiği bilgiyi göz ardı etmemek gerekir. Keza Herodot da ilk kez altın ve gümüş sikke basanların Lidler olduğunu bildirir. İlk örnekler olasılıkla Kral Alyattis zamanında basılır. Sikkeler önceleri yalnızca elektrondan (altın-gümüş alaşımı) basılırken bir süre sonra, Kroisos elektron sikke darbını bırakarak hem altın ve hem de gümüşten, iki ayrı madenden sikkeler bastırır. Herodot, ilk kez altın ve gümüş sikke basanların Lidler olduğunu söylerken olasılılıkla bu olayı anlatmak ister. Her iki yazar da sikkenin ortaya çıkışını ve ilk aşamalarını Lidler ile ilişkili görmektedir.

Kral Kroisos tarafından y. MÖ 561-546 yılları arasında basılan Altın Kroeseid. (10,7 gram, Sardis darphanesi).
Kral Kroisos tarafından MÖ 560-546 yılları arasında basılan gümüş Kroisos (10,7 gram, Sardes darphanesi)
Altın ve gümüş Kroeseidler, MÖ 550 civarında dünyanın ilk çift maden para standardını oluşturdu.[47]

Krallığın başkenti Sardis'te, Sart Çayı'nın kuzeyindeki kazı alanının kuzeybatı kesiminde MÖ 6. yüzyılın ortalarına tarihlenen arıtma atölyeleri açığa çıkarıldı. Bu atölyelerde elektron ayrıştırılarak saf altın ve saf gümüş elde ediliyor, altının içinde bulunan bakır gibi adi metaller küpelasyon (bir tür fırınlama) yöntemiyle altından ayrıştırılıyordu. Rafineri alanında çok sayıda ocak çukuru (küpel) ve hava üflemede kullanılan pişmiş topraktan körük ağzı bulunmuştur. Elektronda bulunan altın ve gümüşü birbirinden ayırmak için ise sementasyon yöntemi kullanılırdı. Sardis altın atölyeleri yılda birkaç yüz kilo altının ayrıştırılıp sikke basımı için hazır hale getirilmesine imkân verecek kapasitedeydi.

 
Elektronun hammaddeleri altın ile gümüşün toplandığı Sart Çayı'ndan bir görünüm.

Sikkenin ortaya çıkışı ile ilgili antik kaynakların verdiği bilgiler Lidya ve İyonya'da yapılan kazı çalışmaları ile de doğrulanır. 1904-1905 yıllarında British Museum adına David George Hogarth başkanlığında Artemis Tapınağı'nda yürütülen kazılarda çeşitli çömlek, fildişi heykelcik ve mücevher parçalarıyla beraber yaklaşık 93 adet elektron sikke de bulundu. Eski olanlarının üzerinde herhangi bir işaret ya da resim yoktu, düz bırakılmışlardı. Biraz daha gelişkin örneklerin üzerinde ise artık bazı işaret veya tasvirler yer almaktaydı. Bazılarında aslan başı betimi basılmıştı. Bu tür sikkelere Anadolu'nun batısında oldukça geniş bir alanda rastlanması ve aslanın Lidya Krallığı'nın arması olması, bunların Lidya krallarının ilk sikkeleri olduğunu göstermektedir. Nitekim Herodot, Kroisos'un Delfi'deki Apollon Tapınağı'na som altından 10 talanton (yaklaşık 250 kilogram) ağırlığınca aslan heykelciği armağan ettiğini söyler. Bu da aslanın Lidya Krallığı için taşıdığı önemi ve onun kralî bir sembol olduğunu gösterir.

Lidya Krallığı'nda ilk darphane Mermnadlar sülalesinin ilk kralları döneminde açılmış olmalıdır. Daha çok bakla şeklindeki bu sikkeler, kaynağı Bozdağlarda bulunan ve başkentin içinden geçen Sart Çayı alüvyonlarında doğal halde bulunan elektrondandı. Ancak yapılan son analizler, elektronun içindeki altın miktarının düşürülerek gümüş ilavesiyle basılmış olduklarını ortaya koydu. Sart Çayı'nın alüvyonlarından elde edilen elektrondaki gümüş miktarı %20-30, altın miktarı %70-80 olduğu halde bu elektrondan basılan sikkelerde altın oranı %55, gümüş oranı %45'tir. Ayrıca bu sikkeler %1-2 oranında bakır da içerir. Buradan Lidlerin doğal elektron alaşımına müdahale ederek içerdiği altın miktarını düşürdükleri, buna karşılık gümüş miktarını arttırdıkları anlaşılır.

Kaynakça

değiştir
  1. ^ Roosevelt, Christopher (2010). "Lydia before the Lydians". The Lydians and Their World. 
  2. ^ Bryce, Trevor (2011). "The Late Bronze Age in the West and the Aegean". The Oxford Handbook of Ancient Anatolia. Oxford University Press. doi:10.1093/oxfordhb/9780195376142.013.0015. 
  3. ^ Payne, Annick. "The Lydian Empire". 
  4. ^ a b c Herodotus 1975.
  5. ^ Bury & Meiggs 1975
  6. ^ Roosevelt, Christopher (2010). "Lydia before the Lydians". The Lydians and Their World. 
  7. ^ a b Braun 1982.
  8. ^ a b c Mellink 1991.
  9. ^ a b Cook 1988.
  10. ^ a b Spalinger, Anthony J. (1978). "The Date of the Death of Gyges and Its Historical Implications". Journal of the American Oriental Society. 98 (4): 400-409. doi:10.2307/59975225 Ekim 2021. 
  11. ^ Spalinger, Anthony (1976). "Psammetichus, King of Egypt: I". Journal of the American Research Center in Egypt. 13: 133-147. doi:10.2307/400011262 Kasım 2021. 
  12. ^ Spalinger, Anthony (1976). "Psammetichus, King of Egypt: I". Journal of the American Research Center in Egypt. 13: 133-147. doi:10.2307/400011262 Kasım 2021. 
  13. ^ Spalinger, Anthony J. (1978). "The Date of the Death of Gyges and Its Historical Implications". Journal of the American Oriental Society. 98 (4): 400-409. doi:10.2307/59975225 Ekim 2021. 
  14. ^ Spalinger, Anthony (1976). "Psammetichus, King of Egypt: I". Journal of the American Research Center in Egypt. 13: 133-147. doi:10.2307/400011262 Kasım 2021. 
  15. ^ Spalinger, Anthony J. (1978). "The Date of the Death of Gyges and Its Historical Implications". Journal of the American Oriental Society. 98 (4): 400-409. doi:10.2307/59975225 Ekim 2021. 
  16. ^ 'Miletos, the ornament of Ionia: history of the city to 400 BC' by Vanessa B. Gorman (University of Michigan Press) 2001
  17. ^ La Lydie d'Alyatte et Crésus: Un royaume à la croisée des cités grecques et des monarchies orientales. Recherches sur son organisation interne et sa politique extérieure (PDF) (PhD tez). 1. University of Liège. 2018. 9 Ekim 2022 tarihinde kaynağından (PDF) arşivlendi. Erişim tarihi: 5 Aralık 2021. 
  18. ^ a b Dale, Alexander (2015). "WALWET and KUKALIM: Lydian coin legends, dynastic succession, and the chronology of Mermnad kings". Kadmos. 54: 151-166. doi:10.1515/kadmos-2015-000810 Kasım 2021. 
  19. ^ a b c d Diakonoff 1985.
  20. ^ Spalinger, Anthony J. (1978). "The Date of the Death of Gyges and Its Historical Implications". Journal of the American Oriental Society. 98 (4): 400-409. doi:10.2307/59975225 Ekim 2021. 
  21. ^ Kristensen, Anne Katrine Gade (1988). Who were the Cimmerians, and where did they come from?: Sargon II, and the Cimmerians, and Rusa I. Copenhagen Denmark: The Royal Danish Academy of Science and Letters. 
  22. ^ a b Dale, Alexander (2015). "WALWET and KUKALIM: Lydian coin legends, dynastic succession, and the chronology of Mermnad kings". Kadmos. 54: 151-166. doi:10.1515/kadmos-2015-000810 Kasım 2021. 
  23. ^ Dale, Alexander (2015). "WALWET and KUKALIM: Lydian coin legends, dynastic succession, and the chronology of Mermnad kings". Kadmos. 54: 151-166. doi:10.1515/kadmos-2015-000810 Kasım 2021. 
  24. ^ Grousset 1970
  25. ^ Spalinger, Anthony J. (1978). "The Date of the Death of Gyges and Its Historical Implications". Journal of the American Oriental Society. 98 (4): 400-409. doi:10.2307/59975225 Ekim 2021. 
  26. ^ Phillips, E. D. (1972). "The Scythian Domination in Western Asia: Its Record in History, Scripture and Archaeology". World Archaeology. 4 (2): 129-138. doi:10.1080/00438243.1972.99795275 Kasım 2021. 
  27. ^ Ivantchik 1993.
  28. ^ Ivantchik 2006.
  29. ^ a b La Lydie d'Alyatte et Crésus: Un royaume à la croisée des cités grecques et des monarchies orientales. Recherches sur son organisation interne et sa politique extérieure (PDF) (PhD tez). 2. University of Liège. 2018. 9 Ekim 2022 tarihinde kaynağından (PDF) arşivlendi. Erişim tarihi: 1 Mayıs 2022. 
  30. ^ Lendering, Jona (2003). "Alyattes of Lydia". Livius. Erişim tarihi: 7 Mayıs 2022. 
  31. ^ Sulimirski, Tadeusz; Taylor, T. F. (1991). "The Scythians". Edwards, I. E. S.; Hammond, N. G. L.; Sollberger, I. E. S. Edwards; Walker, C. B. F. (Ed.). The Cambridge Ancient History. 3. Cambridge: Cambridge University Press. ss. 547-590. ISBN 978-1-139-05429-4.  |ad= eksik (yardım)
  32. ^ Leloux, Kevin (December 2016). "The Battle of the Eclipse". Polemos: Journal of Interdisciplinary Research on War and Peace. Polemos. 19 (2)30 Nisan 2019. 
  33. ^ La Lydie d'Alyatte et Crésus: Un royaume à la croisée des cités grecques et des monarchies orientales. Recherches sur son organisation interne et sa politique extérieure (PDF) (PhD tez). 2. University of Liège. 2018. 9 Ekim 2022 tarihinde kaynağından (PDF) arşivlendi. Erişim tarihi: 1 Mayıs 2022. 
  34. ^ Rollinger, Robert (2003). "The Western Expansion of the Median 'Empire': A Re-Examination". Continuity of Empire (?) Assyria, Media, Persia. Padua: S.a.r.g.o.n. Editrice e Libreria. ss. 1-12. ISBN 978-9-990-93968-2. 
  35. ^ Dale, Alexander (2015). "WALWET and KUKALIM: Lydian coin legends, dynastic succession, and the chronology of Mermnad kings". Kadmos. 54: 151-166. doi:10.1515/kadmos-2015-000810 Kasım 2021. 
  36. ^ a b La Lydie d'Alyatte et Crésus: Un royaume à la croisée des cités grecques et des monarchies orientales. Recherches sur son organisation interne et sa politique extérieure (PDF) (PhD tez). 1. University of Liège. 2018. 9 Ekim 2022 tarihinde kaynağından (PDF) arşivlendi. Erişim tarihi: 5 Aralık 2021. 
  37. ^ Leloux, Kevin (December 2016). "The Battle of the Eclipse". Polemos: Journal of Interdisciplinary Research on War and Peace. Polemos. 19 (2)30 Nisan 2019. 
  38. ^ La Lydie d'Alyatte et Crésus: Un royaume à la croisée des cités grecques et des monarchies orientales. Recherches sur son organisation interne et sa politique extérieure (PDF) (PhD tez). 2. University of Liège. 2018. 9 Ekim 2022 tarihinde kaynağından (PDF) arşivlendi. Erişim tarihi: 1 Mayıs 2022. 
  39. ^ Rollinger, Robert (2003). "The Western Expansion of the Median 'Empire': A Re-Examination". Continuity of Empire (?) Assyria, Media, Persia. Padua: S.a.r.g.o.n. Editrice e Libreria. ss. 1-12. ISBN 978-9-990-93968-2. 
  40. ^ Lendering, Jona (2003). "Alyattes of Lydia". Livius. Erişim tarihi: 7 Mayıs 2022. 
  41. ^ a b c La Lydie d'Alyatte et Crésus: Un royaume à la croisée des cités grecques et des monarchies orientales. Recherches sur son organisation interne et sa politique extérieure (PDF) (PhD tez). 2. University of Liège. 2018. 9 Ekim 2022 tarihinde kaynağından (PDF) arşivlendi. Erişim tarihi: 1 Mayıs 2022. 
  42. ^ La Lydie d'Alyatte et Crésus: Un royaume à la croisée des cités grecques et des monarchies orientales. Recherches sur son organisation interne et sa politique extérieure (PDF) (PhD tez). 1. University of Liège. 2018. 9 Ekim 2022 tarihinde kaynağından (PDF) arşivlendi. Erişim tarihi: 5 Aralık 2021. 
  43. ^ a b La Lydie d'Alyatte et Crésus: Un royaume à la croisée des cités grecques et des monarchies orientales. Recherches sur son organisation interne et sa politique extérieure (PDF) (PhD tez). 2. University of Liège. 2018. 9 Ekim 2022 tarihinde kaynağından (PDF) arşivlendi. Erişim tarihi: 1 Mayıs 2022. 
  44. ^ a b Evans, J. A. S. (1978). "What Happened to Croesus?". The Classical Journal. 74 (1): 34-4011 Mayıs 2022. 
  45. ^ Rollinger, Robert (2008). "The Median 'Empire', the End of Urartu and Cyrus the Great's Campaign in 547 BC". Ancient West & East. 7: 51-66. doi:10.2143/AWE.7.0.203325212 Mayıs 2022. 
  46. ^ Yüksel, Ece (2012). 17.yy Sonu,18.yy ortası ve 19.yy başındayabancı seyyahların gözünden batı Anadolu antik kentleri (PDF). Adnan Menderes Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü. s. 11. 6 Eylül 2021 tarihinde kaynağından arşivlendi (PDF). Erişim tarihi: 6 Eylül 2021. 
  47. ^ Metcalf, William E. (2016). The Oxford Handbook of Greek and Roman Coinage (İngilizce). Oxford University Press. ss. 49-50. ISBN 9780199372188. 
  • Akurgal, Ekrem (1961). Die Kunst Anatoliens von Homer bis Alexander (Almanca). Berlin: Verlag de Gruyter. 
  • Akurgal, Ekrem (2002). Ancient Civilizations and Ruins of Turkey (İngilizce) (2 bas.). Kegan Paul. ISBN 9780710307767. 
  • Akurgal, Ekrem (2005). Anadolu Kültür Tarihi (17 bas.). Ankara: TÜBİTAK. ISBN 975403107X. 
  • Bakır, Tomris (Mayıs 2003). "Anadolu Pers dönemi ve sanatı". Toplumsal Tarih, 113. Ankara: Tarih Vakfı Yayınları. ss. 90-93. ISSN 1300-7025. 
  • Gültekin Demir, Gül (Mayıs 2003). "Bereketin, zenginliğin ve paranın krallığı: Lydia uygarlığı". Toplumsal Tarih, 113. Ankara: Tarih Vakfı Yayınları. ss. 86-89. ISSN 1300-7025. 

  İşbu madde Görkem Kökdemir tarafından CC BY-SA 3.0 lisansı altında yayımlanan metin içermektedir.